Hukuk Blogu İhtiyacı - Bilimsel Tartışma Ortamı

Hukuk Blogu İhtiyacı - Bilimsel Tartışma Ortamı

Uzun zamandır iyi bir hukuk bloguna ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Evet, birkaç tane düzenli yazı yayınlayan hukuk blogu var. Fakat bunlar işlevleri ve yayın tarzları itibarıyla akademik hukuk dergilerinden pek de ayrışmıyorlar. Yani bunlar bir nevi daha kısa makaleler yayınlayan hukuk dergileri. Oysa hukuk bloglarının, görece daha yüzeysel metinler barındırmalarına karşın, hukuki ve toplumsal tartışmaya katkı bakımından akademik dergilerden daha elverişli yanları olabilir.

Her şeyden evvel, blogların yayın şekli “güncel olanı” tartışmaya olanak verir. Bir önceki yazıda1 ifade ettiğim üzere akademik dergiler özellikle mevcut hakem sisteminden ötürü güncel olaylara reaksiyon vermek bakımından oldukça hantallar. Dikkate değer bir mahkeme kararı ya da yasa tasarısı söz konusu olduğunda buna dair bir makale yayınlatmak isterseniz, gündem değişmeden bunu başarmanız neredeyse olanaksızdır. Bu bakımdan blogların elverişli yapısı akademik tartışmaların mevcudiyetine de imkan sağlar. Yani güncel bir olaya dair görüş yayınlatmak ne kadar kolaysa, elbette böyle bir görüşe cevap vermek de aynı şekilde kolaydır. Bugün bu tip durumlarda akademisyenler görüşlerini twitter’ın kısıtlı imkanlarıyla veya kendi kişisel bloglarında yayınlamayı tercih ediyorlar. Bu durum çoğunlukla değerlendirmelerin derinleşmesine mani oluyor. Daha önemlisi, herkes kendi kişisel alanında görüş bildirdiği için nadiren dikkate değer bir bilimsel tartışma ortaya çıkıyor.

Oysa bilimsel tartışma ortamının canlanması için daha fazla ortak tartışma alanına ihtiyacımız var. Mevcut hukuk blogları maalesef bu bakımdan ihtiyacı karşılamakta yetersiz, çünkü çoğunlukla güncel olmayan veya güncel ama bir tartışma, diyalog imkanı barındırmayan yazılar yayınlıyorlar. Bu, esasında hukuk dergilerinin tarzı bakımından da önemli bir problem.

Almanya’da dergiler, alan dergileri ve eğitim dergileri olmak üzere temelde ikiye ayrılıyor. Eğitim dergilerinde yayınlanan makaleler, yazarın görüşlerini de içermekle birlikte, esasen belli konuların, problemlerin genel kapsamını, içtihattaki ve öğretideki görüşlerin, tartışmaların genel durumunu ele alıyor. Bunlar öğrenciler ve stajyerler için, özellikle devlet sınavına yönelik fayda sağlayacak şekilde kaleme alınmakla birlikte elbette “literatür taraması” mahiyetinde araştırmacılar için de kaynak oluşturuyor. Alan dergilerinde ise belli bir alan veya tema etrafında ve bir “tez” barındıran2 veya en azından daha evvel söylenmemiş şeyler de söyleyen makaleler yayınlanıyor.

Bizde dergilerin bu tip bir sınıflandırması yok ve çoğunlukla aslında eğitim dergisi içeriği olabilecek makaleler yayınlanıyor. Bu metinler de elbette faydalı metinler, fakat hukuk biliminin gelişmesi için esas önemli ve “bilimsel” metinler bunlar değil. Gözlemlediğim kadarıyla, dergiler bakımından bu ayrımın yapılmamasının en önemli sakıncası genç araştırmacılar için literatür taramasından ibaret metinlerin bilimsel çalışmanın asıl hali gibi algılanması.

İfade ettiğim gibi, benzer problemler bloglar için de geçerli. Buralarda yayınlanan çoğu yazı bir konu hakkında fikir sahibi olmak isteyen bir kimse için faydalı bir kaynak olmakla birlikte, bilimsel tartışmaya pek bir katkı sağlamıyor. Benim de bu hukuk blogu ihtiyacından kastım, güncel olaylara hızlı reaksiyonlar verilebilecek ve içerisinde bir “tez” barındırıp tartışmalara imkan sağlayacak metinlerin ön plana çıktığı bir ortama olan ihtiyaç.

Uzun zamandır böyle bir blog nasıl olmalı, ne tür metinler yayınlamalı diye düşünüyorum. Bu düşünceler, belli konularda yazı talep edilecek isimlerden özel karar inceleme metotlarına, çeşitli konularda bülten içeriklerinden blogun logosuna kadar bir çok ayrıntı barındırıyor. Fakat ben anlattıkça farkedeceğiniz üzere çokça emek isteyen bir iş ve böyle bir işe başlamak için insanın enerjisi, zamanı, sebatı ve bunlara sahip, bu işe gönüllü başka arkadaşlarının olması gerekiyor. Bu gerekliliklerin en azından bir kısmına şimdiden sahip olduğumu söyleyebilirim, ama başlangıç için biraz daha vakit var. Yine de hem düşüncelerin kafamda demlenmesi hem de okuyanların görüşlerini duymak için önümüzdeki haftalarda size biraz bu blog projesinden bahsedeceğim.

  1. bkz. Hukuk Dergilerinde Kör Hakemlik Sisteminin İşlevsizliği. ↩︎
  2. Bununla ne kastettiğimi geçen hafta yayınladığım Bir Blog Yazısı Nasıl Yazılır (Çeviri) başlıklı çeviride metnin yazarı detaylıca izah ediyor. ↩︎

Yeni yazılardan ve içeriklerden haberdar olmak için mail listesine kayıt olabilirsiniz.

No spam, no sharing to third party. Only you and me.